Dış siyasetin işlevi, sanılanın aksine devletlerin ve ülkelerin yurt dışı ilişkilerini yönlendirip yürütmekten ibaret değildir. Dış siyaset, yönü ve uygulamaları itibariyle devletlerin güvenliğini, ulusal savunmasını, ekonomisini, sosyal yapısını, kısacası bekasını doğrudan etkileyen kapsayıcı bir siyaset disiplini ve bilim alanıdır.

-Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu 1923 yılından bu yana anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözümlenmesine öncelik veren barışçıl bir dış politika izlemiştir. Bunu yaparken, bölge ülkeleriyle ikili ve çok taraflı iş birlikleri geliştirmek için çaba sarf etmiş, muhataplarına karşı din ve mezhep ayrımı gütmeyen laik bir yaklaşım benimsemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu gerçekçi dış politikasını yeniden uygulayacak, dış politikada milli çıkarları temsil eden yetkin bir akıl siyasetini hâkim kılacağız. Önceliğimiz toprak bütünlüğümüz, ulusal egemenliğimiz, ulusal güvenliğimiz ve uluslararası çıkarlarımızın hiçbir taviz verilmeden tam bağımsızlık ilkesi çerçevesinde korunmasıdır.

-Uluslararası sözleşmelere ve evrensel prensiplere saygılı bir dış politika izleyeceğiz. Türkiye’nin ikili ilişkilerini ilkeler, karşılıklı dengeler, karşılıklı çıkarlar ve yapıcı iletişim üzerine kuracak, bozulmuş ilişkileri onaracak, güçlendirecek ve güven üzerine yeniden tesis edeceğiz.

-İmzacısı olduğumuz tüm uluslararası anlaşmalar, üyesi veya aday üyesi olduğumuz tüm uluslararası kurumlar ile ilişkilerimizi, milli çıkarlarımızı gözeterek mütekabiliyet esası ile sürdüreceğiz.

-Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın taşıdığı risk ve tehdit yükü, hemen sınırlarımızın yanı başında yaşanan iç savaş, mülteci, göç ve terör sorunları, ulusal güvenliğimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede askeri güvenliğimizi sağlamlaştırırken bir yandan da bölgesel ve uluslararası iş birlikleri tesis edecek etkin bir diplomasi yürüteceğiz.

-“Yurtta Sulh Dünyada Sulh” ilkesi gereği dünyada ve bölgemizde barışı savunacak, komşularımızla barış içinde yaşayacak, barışın temelini oluşturacak ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkileri geliştireceğiz. Bölgesel iş birliklerini, bölgesel ekonomik entegrasyonlar ve çok eksenli uluslararası iş birliklerini aynı zamanda ülkemizin uluslararası ticaretine, kalkınmasına ve refah toplumuna geçişine katkı sağlaması temelinde geliştireceğiz.

-Orta Doğu farklı inançlara, sosyal ve etnik yapılara sahip halklardan oluşan ve Körfez’den başlayarak, Irak, Suriye, Lübnan ve özellikle bölgede kalıcı bir barışın anahtarı sayılabilecek Filistin’i içeren geniş bir bölgeye yayılmıştır. Bu bölgede akılcı ve dengeli bir dış politika izleyecek ve istikrarın tesis edilmesi yönünde çalışacağız.

-Anadolu’nun denizle jeopolitik, siyasi, ekonomik, kültürel boyutlarda buluşmasının ve bütünleşmesinin; devlet ve halkıyla denizcileşmesinin sembol adı Mavivatan’dır. Mavivatan doktrini, Türkiye’nin denizlerdeki ulusal çıkarlarının tanımıdır ve partiler üstüdür. Bu konuyu beka meselesi olarak ele alacağız.

-“Milli Dış Politika” yaklaşımının uygulanmasında ve belirlenmesi süreçlerinde tüm partiler, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, araştırma merkezleri ve diğer tüm paydaşlara istişare ve danışma kanallarını sonuna kadar açık tutacağız.

-Global köye dönüşen dünyanın her bölgesindeki gelişmeleri izleyeceğiz. Latin Amerika’dan Avustralya’ya, Afrika’dan Uzak Asya’ya kadar jeostratejik ve jeopolitik yaklaşımlar geliştireceğiz.

-Sözde Ermeni Soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız önyargılarla suçlanmasına karşı duracağız.

-Bölgesel sorunların çözümü için İran, Irak, Mısır, İsrail, Ürdün, Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel aktörlerle geleneksel politikamızı sürdürerek iş birliği geliştireceğiz.

Suriye: Suriye ile diyaloğu doğru şekilde işleteceğiz. Bölgede barış ve istikrarı sağlayacak girişimleri, Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde destekleyeceğiz. Bu süre içerisinde bölge insanlarının su, yiyecek, barınma, güvenlik, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarının Suriye’de karşılandığı bir çözümü uluslararası toplumla birlikte hayata geçireceğiz.

Türkiye’de sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik sorunlar yaratan beş milyon civarındaki Suriyeli sığınmacının yurtlarına gönüllü ve güvenli dönüşünü sağlayacağız.

Avrupa Birliği: AB’ye tam, eşit, onurlu üyelik hedefindeyiz. Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlatmasına rağmen, çifte standart uygulamalarından vazgeçmeyen Avrupa Birliği ile ilişkileri kesmeyecek, ama mütekabiliyet ilkesine dayalı politikalarla yolumuza devam edeceğiz.

-Avrupa Birliği’nin başta vize muafiyeti olmak üzere Türkiye’ye verdiği, ama tutmadığı sözlerinin yerine getirilmesini sağlayacağız.

-Türk insanı, birinci sınıf demokrasiye layıktır. Özgürlükler ve hukukun üstünlüğüne ilişkin reformları Avrupa Birliği şart koştuğu için değil, ülkemiz ve milletimiz hak ettiği için yapacağız. Avrupa Birliği sürecinden, bu amaç doğrultusunda yararlanacak, daha özgürlükçü ve adil bir düzen kuracağız.

Gümrük Birliği: Gümrük Birliği’nin güncellenerek tarım, hizmetler, sanayi ve kamu alımları alanlarını kapsamasını Türkiye’nin öncelikli taleplerinden biri haline getireceğiz.

Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzalayacağı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye’nin mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz.

Amerika Birleşik Devletleri: İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan ve sonraki dönemde artan müttefiklik bağlarının bulunduğu ABD ile ilişkilerin düzelmesi her iki devletin de çıkarınadır.

ABD’nin bölgemizdeki politikalarına bağımsızlığımızı, milli çıkarlarımızı, toprak bütünlüğümüzü gözeten mütekabiliyet çerçevesinde yaklaşacağız.

Rusya: Suriye ve Libya krizlerinin çözümünde, Doğu Akdeniz’deki haklarımızın korunmasında Rusya ile ortak hareket noktaları bulacak ve Türkiye’nin yalnızlığa itilmesini önleyecek politikalar üreteceğiz. Bu noktada mevcut ittifaklarımızın devamı da Rusya ile denge ve karşılıklı çıkar açısından önem taşımaktadır.

Çin: Dünya ekonomisinin motor gücü haline gelen Çin ile iyi ilişkiler geliştirmeye özen göstereceğiz.

Çin ile ilişkilerimizde Uygur Türklerine yönelik baskı politikalarına tepkimizi canlı tutacağız.

Kıbrıs: Kıbrıs’ta bir araya gelmeleri artık mümkün olmayan iki toplumu, yeni çatışmalara sürükleyecek, belirsizlik süreçleri yaratacak önerilerin sorunu çözmeyeceğini anlatacağız. Kıbrıs’ta iki devletli çözümü benimseyeceğiz.

Yunanistan: Yunanistan’ın emrivaki politikalarına karşı Ege’de haklarımızdan ödün vermeyecek, karasuları ve FIR hattı, münhasır ekonomik bölge (MEB) konularındaki dayatmalarını, oldubittilerini kabul etmeyeceğiz.

-Doğu Akdeniz ve Ege’de, mülkiyeti kendisine anlaşmalarla devredilmemiş kısaca “EGAYDAAK” olarak bilinen yüz elli iki (152) ada, adacık ve kayalığın Yunanistan tarafından yerleşime açılmasına dur diyeceğiz.

Yunanistan’ın, uluslararası hukuka aykırı şekilde el koyduğu EGAYDAAK statüsündeki on sekiz (18) adayı terk etmesi için gerekli mücadeleyi başlatacağız.

Libya: Libya Türkiye’nin denizden komşusudur. Libya’da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan meşru hükümetin yanında yer almaya devam edeceğiz.

Libya ile ticaret hacmimiz çok büyüktür. Türkiye’nin Libya’da çıkarlarını ve alacaklarını teminat altında tutmaya devam edeceğiz. Savunma sanayi ürünleri satılmasını ticari bir başlık olarak sürdüreceğiz.

Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar: Komşu ülkelerde yaşayan soydaşlarımızla, Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkeleriyle ilişkilerin ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi açılardan geliştirilip güçlendirilmesi dış politikamızın öncelikli hedeflerindendir. Bu hedefi ırk, din, dil, mezhep, etnik ve diğer farklılıkları göz ardı ederek uygulayacağız.

Türkiye dışında yaşayan Türk vatandaşları, soydaşlar ve akraba topluluklarla, uluslararası hukuk ile uyumlu şekilde ilgilenecek kurumsal yapılanmalar oluşturacağız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed