Türkiye coğrafyası itibarı ile bir deniz ülkesidir. 21. yüzyılda “devleti ve halkı ile denizcileşme”yi milli hedef haline getireceğiz.
-Ülkemizde denizciliğe yönelik konular 30’dan fazla bakanlık, kurum/kuruluş ve örgütün sorumluluğunda olmak üzere birçok farklı sektöre yayılmış halde, birbirinden bağımsız politikalar dâhilinde ele alınmaktadır. Bu nedenle, denizcilik gücünün savunma ve güvenlik dışında kalan tüm alanlarında, bütüncül bir yönetim sağlayacak yetki ve sorumluluklarla donatılmış bir “Denizcilik Bakanlığı” kuracağız.
-Halen bir sembol, bir kavram ve doktrin haline dönüşen Mavivatan’ı gerek jeopolitik hedefler gerekse denizcileşme ve denizcilik gücümüzü geliştirme hedefleri içinde bir bütün olarak inceleyen ve devlet kurum ve kuruluşlarına yakın, orta ve uzun dönemde bu hedeflere yönelik erişim stratejilerini vazeden “Mavivatan Strateji Belgesi” hazırlayacağız.
-Türkiye jeopolitiğine stratejik önem ve öncelik katan Türk Boğazları’nda 7/24 esasına göre görev yapacak, bir güvenlik krizi ortaya çıktığında krizi yönetebilecek “Deniz Güvenliği Koordinasyon Merkezi”ni kuracağız.
-Deniz ticaret filomuzu güçlendireceğiz.
-Küresel çapta merkez (hub) konteyner limanları kuracağız. Entegre ulaşım planlaması çerçevesinde yapılacak olan limanların kara yolu ve demir yolu bağlantılarını göz önünde bulunduracağız.
-Ülkemizin tersanecilik alanında dünya çapında markalar oluşturması için altyapı kuracağız. Akdeniz ve Ege’de büyük tonajlı gemileri havuzlayabilecek tersaneler kuracağız.
-İstihdam sıkıntısı yaşayan gemi adamlarımızın, Uluslararası Denizcilik Örgütü standartlarında eğitim almalarını sağlayacak, iş güvenliği ve sosyal hakları konularında iyileştirici düzenlemeler yapacağız.
-Bilinçli ve bilimsel temelli balıkçılık yapacağız. Balık stoklarımızı tutacağız. Uzak denizlerde balıkçılık alanındaki yetersizliğimizi gidereceğiz.
-Deniz hukuku ve deniz bilimleri (deniz jeolojisi, deniz jeofiziği, hidrografi, oşinografi, hidrobiyoloji, vb.) Türk denizciliğinin en zayıf olduğu alanların başında gelmektedir. Konunun önemine binaen deniz hukukçuları ve deniz bilimcileri yetiştireceğiz.
-Deniz kültürü, mavi uygarlığın omurgasıdır. Halkımıza, çocukluktan itibaren değişik etkinliklerle denizle etkileşim imkânı sağlayacağız. Deniz kültürünün temeli amatör denizciliğin gelişmesinin önündeki engelleri kaldıracağız.
-Mavivatan denizlerimizi korumak için eylemci çevre bilincini geliştireceğiz. Türkiye’de deniz çevresi ve kıyılarımızın etkinlikle korunması için, deniz ulaştırması, balıkçılık, deniz turizmi, deniz dibi madenciliği kapsamında ortaya çıkacak riskler, güçlükler ve ihtiyaçları bütüncül bir yaklaşımla “Kıyı Alanları Yönetimi” çerçevesinde ele alacak, kıyılarımızın yanlış ve gelişigüzel kullanımının önlenmesi maksadıyla “Türkiye Kıyıları Master Planı” yapacağız.
DENİZ JEOPOLİTİĞİ
-Karadeniz havzasında Montrö Sözleşmesinin lafzı ve ruhuna hiçbir zarar getirmeyeceğiz.
-“Kanal İstanbul” projesi deniz jeopolitiğimize zarar verecek özelliklere sahiptir. Bu büyüklükteki projeleri, objektif bilim insanlarından oluşan kurulların hazırladığı raporlara uyarak, olası sonuçları kamuoyu önünde etraflıca tartışıldıktan sonra geliştireceğiz. Topluma emrivakilerle dayatmayacağız.
-Yunanistan’ın Ege’deki kışkırtma ve emrivakilerine soğukkanlı bir şekilde cevap vereceğiz. Ege’de Lozan Antlaşması’nda üç mil olarak belirlenen karasuyu rejimine geri dönülmesi için Yunanistan ile müzakere edeceğiz.
-Doğu Akdeniz için Kasım 2020’de BM’ye deklare ettiğimiz kıta sahanlığı koordinatlarını her durumda koruyacak, bu saha içine girecek yabancı sismik ve sondaj gemilerini önleyeceğiz.
-KKTC’nin “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”ne dönüşmesine ve tanınma gayretlerine destek vereceğiz.
-Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilanını öncelikle ağlayacağız.
-İsrail, Suriye ve Mısır ile diplomatik ilişkileri yeniden tesis edecek, Türkiye’nin Kızıldeniz, Umman Denizi ve Basra Körfezindeki siyasi ve askeri varlığının devamını sağlayacağız.
SAHİL GÜVENLİK
-Sahil Güvenlik Komutanlığı’nı diğer denizci ülkelerde olduğu gibi Denizcilik Bakanlığı’na bağlayacağız. Son yıllarda zayıflatılmış olan Deniz Kuvvetlerimiz ile organik bağını güçlendireceğiz.
-Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’ni Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan alıp Sahil Güvenlik Komutanlığı’na devredeceğiz.
-Deniz Polisi, Gümrük Muhafaza Deniz Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü, Liman Başkanlıkları, Belediyelerin Deniz Kirliliğini Önleme ve Kontrol Teşkilatları gibi denizde görev yapan tüm kuruluşları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesine alarak hazine zararı ve denizde çok başlılığı önleyeceğiz.
-Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bütçeden aldığı payı artıracağız.