Ulusal Enerji Politikamız, “Yaşanılabilir Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma” temel yaklaşımımız çerçevesinde, enerji talebinin ulusal, doğal ve yenilenebilir kaynaklara öncelik verilerek, yeterli, kaliteli, kesintisiz, ekonomik, çevreye ve ekosisteme duyarlı bir şekilde karşılanmasıdır. Bu amaçla enerji verimliliği temel esasında her türlü teknik ve teknolojinin kullanılması ve geliştirilmesidir.

-Yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik vereceğiz. Yenilenebilir enerji kapasitemizi dikkate alarak, yatırım önceliklerini yeniden değerlendireceğiz.

-Öngörülebilirlik ilkesi çerçevesinde, enerji sektöründe bilgiye ulaşımı şeffaflaştıracak, piyasada hâkim şirketlerin konumlarını kötüye kullanmalarını önleyecek, tüketicileri de piyasa oyuncuları olarak sisteme dâhil edeceğiz.

-Enerjinin tüketildiği yerde üretilmesi tercihinden hareketle, Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) ve konutlarda sürdürülebilir enerji üretimini destekleyeceğiz.

-Enerji piyasasında faaliyet gösteren düzenleyici kurumların özerkliğini, tarafsızlığını ve şeffaflığını sağlayacağız.

-Enerji yatırımlarının rekabetçi bir ortamda saydam bir şekilde yapılmasını sağlayacağız.

-Enerji piyasasının bütün yatırımcılar için öngörülebilir bir yapıda olmasını sağlayacak, fiyat mekanizmasında yatırımcı ile tüketici yararı arasında denge kurulmasını hedefleyeceğiz.

-Güneş, jeotermal, rüzgâr, biyokütle ve dalga kaynağı yönünden çok zengin olan ülkemizde, yenilebilir enerjiyi yerli üretimle gerçekleştirme potansiyelimiz bulunmaktadır. Biyo- yakıt temelli bölgesel ısıtma, biyogaz üretimi, elektrikli araç ve elektrikli toplu taşıma yatırımlarını ön plana çıkaracağız.

-Yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki bürokratik engelleri kaldıracağız. Enerji verimliliğini artıracak, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme çalışmaları ile operasyonel mükemmelliği destekleyeceğiz.

-Çevre, doğa ve insan dostu olmayan, her yıl büyük kayıplar vermemize yol açan çarpık HES yapılanması yerine, daha verimli elektrik üretiminin yanı sıra sulama suyu, depolama, içme suyu temini ve taşkından korunma gibi amaçlar için de yararlanılan barajların yapımına öncelik vereceğiz.

-Her türlü hidrojen teknolojisi üretimine destek verecek ve kullanacağız.

-Doğaya ve insan sağlığına ciddi zararlar veren termik santraller yerine alternatif enerji kaynaklarını öne çıkaracağız. Yeni kömür santrali kurmayacak, mevcut kömür santrallerinden kaynaklanan emisyonları kısa vadede tamamen bitirmiş olacağız.

-Önceliğimiz mavi-yeşil politika anlayışımıza uygun biçimde “yenilenebilir enerji” olmakla birlikte, enerji arz güvenliğinin artırılması, kaynak çeşitliliği ve nükleer disipline alışılması hedefiyle, ekonomik, nükleer ve radyasyon güvenliği en üst düzeyde olan ya da arıza ve kaza olasılığı en alt düzeye indirilmiş güvenli nükleer güç santrallerinin kullanımına miadı dolana kadar devam edeceğiz.

-Tıp vd. alanlarda nükleer Ar-Ge faaliyetlerine önem vereceğiz. Yakıt ve atık teknolojileri açısından her türlü akademik ve uluslararası iş birliğine gideceğiz.

-Doğalgazda dışa bağımlılığımızı azaltmak için Mavivatan sınırlarımız dâhilinde derin denizde arama-tarama ve sondaj faaliyetlerine hız vereceğiz.

-Yenilenebilir enerji kaynak çeşitliliğimize dikkat çekeceğiz. Uygulanabilir, gerçekçi RES ve GES projeleri için altyapı çalışmaları yapacağız.

-Sanayi, ulaşım ve binalarda israfı önleyecek enerji verimliliği projelerini ve bunlara ilişkin her türlü teknolojik ürün ve yazılım projesini teşvik edeceğiz. Binalarda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil çatı uygulamalarını temel alan ve çevreyi kirletmeyen uygulamaları ve engelsiz bina projelerini destekleyeceğiz. Yeni yapılaşmada, yüksek enerji performanslı net sıfır enerjili binaların (nZEB) ve yaklaşık sıfır enerjili binaların (nnZEB) yapılmasını sağlayacağız.

-Enerji verimliliği bilincinin, toplumun bütün kesimlerinde yaygın bir şekilde oluşabilmesi için tüm eğitim-öğretim kademelerinin müfredatlarında yer almasını, görsel ve yazılı medya kanalları üzerinden yayınlar yapılmasını sağlayacağız.

MADENCİLİK

-Madencilik arama-tarama ve işleme hususlarındaki her türlü Ar-Ge projesini azami oranda teşvik edeceğiz. Bu konuda en belirleyici unsur, sürdürülebilirlik esasları çerçevesinde gezegenin ve ekosistemin korunması olacaktır.

-Milli ve yerli maden şirketlerine maddenin işlenmiş mamul madde haline getirilmesi için devlet desteği sağlayacağız.

-“Milli Maden Kanunu”nu çıkaracak, yeraltı zenginliklerimizin ülkemiz için işletilmesini sağlayacağız.

-Dünya üzerinde ekonomik olarak üretilen bor rezervlerinin %70’i ülkemizdedir. Bor madenlerinin üretimi ve pazarlanmasını, hammadde veya yarı mamul ürünlerin yerine mutlaka uç ürünlere doğru yönlendirilmesini ve uç ürünlerin ihraç edilmesini sağlayacağız.

-Türkiye bor üretimini elinde bulunduran Etibank A.Ş.’ni ekonomik ve siyasal baskılardan korumak için bağımsız ve özerk bir yapıya kavuşturacağız.

-2840 sayılı Maden Kanunu şartlarını sağlayacak şekilde maden kanununu tekrar gözden geçireceğiz. Bor Tuzları, Uranyum ve Toryum madenlerinin %100 devlet eliyle aranması ve işletilmesini, tüm işlemlerin Etibank kontrolünde gelişen teknolojik altyapı ile yapılmasını sağlayacağız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
You need to agree with the terms to proceed